Perakende sektörüne geçiş
Perakende sektörüne geçiş

Merhaba;

Arada bir yazdığım yazılardan bir tanesi daha şimdi, burada..

Evet Bilişim Teknolojileri Uzmanı ‘yım ama artık sektörler arasında geçiş yapıp daha kalıcı ve geleceğe yönelik bir harekette bulunmakta fayda var.

01.08.2014 tarihinden itibaren hatrı sayılır bir kurumda doğrudan perakende satış (süper market zinciri) işinde üst raporlama görevine geçiş yaptım. Şimdi de tek tek piyasaları, işin işleyişini, geliri gideri izlemeye başladım.

Haliyle tamamen yabancı olduğum bir sektöre girmiş bulunuyorum. Aslında perakende sektörü müşteriyi de içine katarak hareket eden ve çevrimini sağlayan bir sektör. Dolayısıyla aslında hepimiz içindeyiz.

İşler her ne kadar dışarıdan bakıldığı gibi olmasa da gerçekten çok da karmaşık değil. Tabii hesaplama işlerini saymazsak..

Perakende Sektöründe Matematik

Aslında başlık biraz alıntı. Perakende matematiği (Kaynağı burada) başlıklı bir yazı üzerinden hareketle bu başlığı uygun gördüm.

Perakende sektöründe yapılan her işlemin, atılan her adımın matematiksel olarak hesaplanması ve anlaşılması gerekiyor. Hatta bir hayli de üzerine kafa yorup yorum yapmak gerekiyor.

İşi iyi şekilde yürütmek ve kazançlı olabilmek için bu matematik olayını da iyi anlamak gerekiyor.

İşte muhtemelen bundan sonra da bu konularda yazıyor olacağım.

Konuya bir başlık açayım dedim.

Dinçer YAMANLAR
Bilişim Uzmanı

Share
Aşk ve Ölüm Gerçeği..

Her aşk bir ölüm demektir aslında…

Bu yüzden; her aşık ölümü cebinde taşır. Her nefes alışında bir gün öleceğini bildiği gibi..
Bu yüzden her aşk ölüm gibi bir gün son bulmaya mahkumdur. Aşkı öldüren insanlar ya da insanların eylemi değil, bu dünyada ölümün var olduğu gerçeğidir.

Aşığın aşkını sürdürmeye çabalaması, aşkın varlığını kendi kendine ispat etmesi; öleceğini bile bile yaşamaya devam etmesi durumudur. Yaşadıkça ölüme nasıl yaklaşırsa insan aşık oluktan sonra da bir gün aşkını ölüme teslim edeceğini bilir.

.. ve o gün geldiğinde içi yana yana ölen aşkını kalbinin topraklarına verir.. Göz yaşları içine içine akarken âşıkların, aslında her ikisi de kaybetmiştir.

Aslında yaşanmışlıklar yakar içini. Her bir dakika acıtır canını insanın..

Ne soğuktur ölümün yüzü..

Hele ki aşk ise musalla taşındaki..

Dinçer YAMANLAR

Share
Hadi bakalım. Biraz SQL çalışalım

Şimdi tam da zamanıdır diyerek SQL ile ilgili deneyimlerimi yazmaya karar verdim.

En azından veritabanı programlama konusunda hiç bir fikri olmayanlara bir katkım olur düşüncesindeyim.

Bir Yerden Başlamak

Aslında uzun zamandır SQL kullanırım ama bu aralar işler iyice karışık. Bol SQL!li günler geçirmekteyim. Haliyle kafamın içinde bol bol SQL kodları ve kullandığım işe yarar fikirler var.

SQL e bir yerden başlamak dediğim zaman ilk başları düşünüyorum da.. SQL hakkında bir şeyler öğrenmek ne kadar zordu eskiden. Öyle aç interneti de arama kutusuna yazıver yoktu o zaman. Kalın ciltli, bu günlere kadar bozulmadan gelebilen kocaman kitaplar vardı. Kitapların estetiği değil içeriği mühimdi. O yüzden şimdiki gibi küçük sayfalara iri puntolarla yazmıyorlardı.

SQL ‘e başlamam benim MDB den yana sıkıntılar yaşamamla ortaya çıkan bir durumdur. Daha hızlı ve daha çok veriyi aynı anda işleyen, üstelik aynı anda birden fazla yerden erişilebilen SQL benim için biçilmiş kaftandı.

O zaman MS SQL den başka alternatif aramak saçmalıktı herhalde. Yoktu çünkü… Microsoft SQL kurulup bilgisayara denemeler onun üzerinde yapılmaya başlanırdı. Microsoft’un verdiği kaynak CD sinden HLP yardım dosyaları açılır WinHelp yardımıyla o dosyalarda index oluşturulana kadar beklerdik..

İşte böyle zor bir devirde ve 33.6k internet kullanarak başladım ben SQL ‘e . Hazır tablolarıyla gelen MS SQL ‘in yanlış hatırlamıyorsam NorthWind veritabanıyla başlar hikaye..

Visual Basic ‘in revaçta olduğu ve 3.0 sürümünden kurtulup da VB 4′ün hatta 4.01 in piyasaya sürüldüğü zamanlarda yanında gelen paketten çıkan mevcut veritabanları üzerine kurulu örnek programların arayüzü ve veritabanı başlıkları değştirilir ve yeni program bir yerde ilk yapım mantığına ters düşülene kadar geliştirmeye devam ederdi.

Sonra mı ? Tabii ki yardım dosyalarından ekrandaki hata mesajı aranır, eğer bulunursa çözüm üretilmeye çalışılırdı.

Bu yardım dosyası okuma macerası da İngilizce’yi geliştirmek için iyi bir fırsattır tabii o devirde..

—–

Kısa süre içerisinde bu sayfayı güncelleyeceğim.

Share
Yeni yeni işler

Uzun zamandır farklı bir şeyler yapayım diye düşünüyorum. Zaten işler pek canlı değil bu aralar.. Piyasanın da Antalya’nın da durumu belli..

Bir yandan da insanlar ucuz olsun da ne olursa olsun diye düşünüyorlar bilgisayar konusunda.. Haliyle benim işim daha da zorlaşıyor. Kaliteli hizmetin ve kaliteli ürünlerin bedeli ağır oluyor ama insanlara bunu anlatmak özellikle de şu dönemde imkansız gibi.

Antalya içinde çeşitli alışveriş merkezleri açıldı. Çoğu da Teknoloji marketi içeriyor. Üst üste kampanya yapıyorlar. Fiyatlar kullanılan malzeme kalitesi ile birlikte düşüyor. Dediğim gibi; insanlar ucuz olsun diye düşünüyor. Son durumda kalite arka planda. Günü kurtarmayı önemsiyorlar. Alınan ürün sonuçta bilgisayar mı ? Evet.. Sonradan sıkıntı yaşadıklarında anlıyorlar gerçekte pahalıya mal olduğunu..

Neyse. Ben bu arada dükkan açma fikrinden soğudum tabii. Uzun süren arayışlar ve görüşmeler sonucunda bir hastanede bilgi işlem olarak çalışmaya başladım. Bundan sonrasına “hayırlısı” demekten fazlası elimden gelmiyor.

Yeni bir sunucu aldım bu arada. Server güçlü ve ben bu durumdan memnunum. Hem performans hem güç olarak ideal. Burada da bir kaç yeni siteyle beraber çalışmaya başladık.

Gerisini zaman gösterecek.

Share
Etiketler:
Geçici bir ayrılık

Merhaba;

osmandincer.net yaklaşık olarak 4-5 aydır (18.10.2011-15.02.2012) yayında değildi. Nedeni de hosting sıkıntılarıydı tabiiki. İçeriği yerleştirmekte ciddi sıkıntılar ortaya çıkınca sunucuyu sadece mail için kullanmak daha makul olduğundan bu şekilde değerlendirmek zorunda kaldım.

Tabii bu arada boş da durulmadı. İşler biraz düzene girdi mesela.

Yavaş yavaş düzene girmeye başlamışken blog’umu da hayata döndüreyim dedim. Son derece bol yenilikler olan bu dönemde bir şeyleri yazmak da önemli bir istek.. Haliyle blogum olmadan olmazdı.

Uzun zamandır roman yazıyorum. Bu da biraz internetten uzaklaştırıyor beni zaten. Bakalım zaman ne gösterecek..

 

Share
Etiketler: , ,
Drupal’de Güncellemeler

Bir süre önce kurmuş olduğum Drupal üzerinde hiç bir çalışma yapmamış olduğumu fark ettim. Merak ediyordum ama daha hiç ilgilenmedim.

Dün ufak ufak ayarlarını falan kurcalamaya başladım ki ne göreyim.. Güncellemeleri yüklemek bile bir sorun aslında..

Drupal üzerinde güncellemeleri kendi kontrol edebilen bir sistem var aslında yada manuel olarak tek tıkla bu işlemi tamamlayabiliyorsunuz. Sonuçta size bir indirme linki veriyor tıkladığınızda ise dosya bilgisayarınıza iniyor.. Oysa wordpress de doğrudan sunucu üzerinde kurulup çalıştırılıyor.

WordPress de dosya bir defa tek işlemde sunucuya indirilip kuruluyor ve sizin local bandwidthiniz de kullanılmamış oluyor. Yani zaten sınırlı olan indirme limitinizde hiç bir değişiklik olmuyor. Takribi 100-150 MB lik bir WordPress kurulumunu tamamen güncelleseniz size maliyeti 2 mb falan olacaktır.

Drupal’de güncelleme dosyasını bilgisayarınıza indiriyorsunuz, ftp ile sunucunuza bağlanıyorsunuz ve dosyaları üzerine yazmaya başlıyorsunuz. Sonuç olarak Drupal sitesinden indirirken bir kere kotanızdan harcadığınız gibi upload ederken büyük bir zaman harcıyorsunuz. Sonra bir dahaki güncellemeyi alıp baştan yeniden başlıyorsunuz.

Son derece sevimsiz olduğunu düşündüğüm bir süreç bu. Ancak hem WordPress de hem Drupal’de şu ana kadar güncelleme yapıp da üzerine sorun yaşamadım.

Şimdilik benden bu kadar.. Bir sonraki yazıda görüşürüz.

Share
Yeni Bir Şeyler – Yeni İş

Merhaba;

Ufak ufak sıkıntılar var derken bu aralar farklı planlar işler üzerinde durmaktan vazgeçtim. Yakın bir arkadaşımın da tavsiyesinin etkisiyle bir firmayla anlaştım ve artık onlara çalışıyorum.

Hem uzun zamandır programcı olarak ciddi denebilecek bir şey yapmamıştım. Biraz da hayata dönmek faydalı olacak gibi görünüyor.

Şu anda elimizde olan bir proje var. Benim bu projede rolüm yok aslında ama bazı önemli kısımların geliştirilmesinde fikir üretici durumundayım diyebilirim.

Zaten yeni iş yerimde konumum “Teknik Destek” olduğunda asıl işim programlama değil. Haliyle katılan sıfatıyla da olsa konunun içinde olmak yeterli.

Bir yandan da ASP, Visual Basic, VB.NET bilgime KDV olarak C# öğrenmeye giriştim. Daha önceden PHP ile biraz ilişkimiz olmuştu ama C# ortamı daha çok C ye benzediği için PHP ve JavaScript ile olan ilişkilerimizin de canlanacağını düşünüyorum.

Kısa sürede yaptığım araştırmalar neticesinde C# dan VB ye ve tam tersine kod çevirisi de mümkün görünüyor. Yani VB de yapıp C#a uyarlamak da mümkün ama C# öğrenip de onun üzerinde uygulama yapmak kadar basit değil.

Şöyle diyelim : baştan bir şeyi öğrenmek daha kolaydır çünkü bildiğiniz bir şeyi bilmediğiniz bir şeye dönüştürmek istediğinizde oluşacak en ufak sorun veya hatada doğru yoldan gidip düzeltemeyebilirsiniz.

Bu konuda sağlam sağlam yazmayı düşünüyorum.

Bu giriş sayılır yani.

Görüşürüz.

Share
StarCraft II Çıktı… Ya şimdi?

StarCraft II Piyasaya çıktı şimdi neler olacak..

StarCraft II piyasaya çıkacağı duyurulduktan bir buçuk yıl sonra piyasaya çıkmayı başardı. Hatta bir ara Blizzard firması battı SC2 çıkmayacak bile dendi. Ancak gördüğüm kadarıyla hem Blizzard firması için büyük getirisi olacak bu oyunun hem de Battle.net için. Ayrıca WOW denilen uluslar arası oyun platformu da güncellemeleri yayınlıyor. Yani bu işten çok firma güzel paralar alıyor.

Blizzard Cephesi

Blizzard oyunu yaratan firma. Yani SC2 yi başkası çıkarmış olsaydı gene paranın büyük kısmı onlara akacaktı. Ama şimdi hem onlar çıkardılar hem de eskiden Broodwar yamasının çıkıp da ortalığı karıştırdığı gibi yine ek paket yöntemiyle avantajlarını katlamaya yöneliyorlar. Üç farklı tema paketi olacağı açıklanan oyunda birinci kısım Wings of Liberty yani özgürlüğün kanatları. Peki Blizzard’ın bundak ne kârı var derseniz çok basit. Oyun şu anda avrupada 52 € yani türkçesi 110 TL bizde 140 TL ve sadece Terran paketi ile birlikte geliyor. İleride iki güncelleme gelecek bunlar Zerg ve Protoss paketleri. Her birini 50 TL deseniz (en az 90TL olacak) 140 + 100 = 240 TL en az oyun bedeli olacak diyebiliriz. Blizzard oyunun yapımında yaklaşık iki milyon euro harcadı. Bu oyunun şimdiki satış rakamları bile ortalama bir hesapla 3-4 milyon € civarına ulaştı bile.. Yani Blizzard eklenti paketleriyle birlikte 8-9 milyonu cebine indirecektir bence.

Battle.Net Cephesi

Starcraft ilk sürümden beri Battle.net üzerinden oynanın hatta gerçeğe bakarsanız zaten Battle.net Starcraft için kurulmamış mıydı ?

Demek ki bu işten en büyük çıkar Blizzard Entertaintment’in alt kuruluşu olan Battle.net oyun platformunun olacak. Haliyle oyuna girişte gelen reklamlardan tutun da e-mail adresinize atılacak Survey, AD-sense reklamları vs ile zaten tabiri caizze kol gibi kazanacaklar. Bir de tahmin edildiği gibi olur da Battle.net üzerinde mesela 10 saat oynadıktan sonra giriş için ücretli abonelik gerekiyor derlerse buradan da 2-3 milyon € kazanç sağlarlar.

WOW Cephesi

Bakarsanız WOW sadece güncelleme dağıtıyor ve bunda da bir şey yok (gibi) peki bu buz dağının suyunun altında neler var ?

WOW Güncellemelerle birlikte bilgisayarınıza tam erişim sağlıyor ve bir çok şeyi de sisteme kolaylıkla atabiliyor. Güncellemeler ile birlikte başlat menüsüne gelen ufak linkler ve örneğin Blizzard sitesine giden bağlantı bile (bana sonunda bir ad management var gibi geldi) birer reklam imkanı sağlıyor. Birileri eklenti paketlerinin de WOW üzerinden ücretli çekilebileceğini söylüyor. Bu da büyük avantaj ama asıl bomba şimdi..

WOW üzerinden oynanabilir çoklu (multiplayer) ve tekli (single player) oyun haritaları dağıtılacakmış. Tanesi 1 € yada 0,75 € diyorlar ki bu milyonu geçen oyuncu ortamında feci bir para demek. Vergisiz kâr diye ben buna derim.

Sonuç

Yani Blizzard 12 yıl sonra bir yeni sürüm çıkardı ve yaptığı yatırımı en az ona katlayacak bir çözüm bulmuş oldu. Gerçekten batmış ve borç harç bu işi yapmış olsaydı eğer ne borcu kalırdı ne sıkıntısı.. Peki bu oyun kurulduktan sonra bizden neler istiyor ? Basit.. Oynamamızı.. Sonrası zaten bağımlılık.

Ben bir Starcraft bağımlısı olarak Beta Opt-In den beri Starcraft’ı takip ediyorum ve oynuyorum. Birileri bana 45 gün içinde SC2 nin orijinalini hediye etmezse zaten gidip alacağım kesin bir şey :)

Haritalar falan derken büyük paralar dönecek ama bu oyun neden Türkiye’de 140 TL fiyatla satılıyor bunu anlamış değilim yurt dışına gidip alıp gelsem daha ucuza gelecek. Mesela 50 tane alıp gelsem 60 EU dan satsam gene avantajlı olur çünkü alan kişi en az 20 TL ucuza almış olur. Buna birileri el atsın çok pahalı bu çünkü.

Share
Jablocom Masa Üstü FCT Cihazı

Eğer bir Jablocom masa üstü GSM Telefon cihazınız var ise bunu mutlaka okumalısınız

Jablocom masa üstü GSM cihazları aslında uzun zamandır kırılamayan cihazlardı ve Turkcell dışında hiç bir hatla da kullanılamıyorlardı. Ancak son durum böyle değil.

Jablocom Cihazınızı Bütün hatlara açıyoruz

Bunun için dincer.yamanlar@gmail.com adresinden e-mail ile bana ulaşmanız ve cihazınızı kargo ile göndermeniz gerekiyor. Ortalama 4 iş günü sonunda da cihazınızı kargodan almış oluyorsunuz ve bütün hatlarda kullanıyorsunuz. Bunun bedeli ise sadece 70 Lira. Kısa süreli olacak bu fırsatı değerlendirmenizi öneririm.

Masa Üstü GSM Fax Cihazı Sagem PhoneFax 3s Cihazlarını da tüm hatlara açıyoruz. Size de yanınıza alıp istediğiniz yerden faks alıp gönderme zevkini yaşamak kalıyor (Bunun için DATA/FAX Hattı sahibi olmanız gerekmektedir)

Jablocom Masaüstü FCT Cihazı ve Sagem PhoneFax 3s GSM Faks Cihazı da tüm hatlara açık olarak bizden satın alabilirsiniz.

Jablocom Masaüstü FCT Cihazı satış fiyatımız 130 TL dir.
Sagem PhoneFax 3s GSM Faks Cihazı satış fiyarımız 330 TL dir.
Fiyatlarımıza KDV Dahil değildir istenildiği taktirde faturası kesilecektir.

Ayrıca her türlü FCT Cihazları (Mobix, Mobix 60, Ericsson G35, Ericsson F250m, 2n EasyGate ve Adacell) stoklarımızda mevcuttur bunlar için de e-mail ile bilgi alabilirsiniz.

Dinçer YAMANLAR
dincer.yamanlar@gmail.com

Share
Etiketler:
Soluto – Windows Sistem Denetimi Aracı

Soluto – Anti-Frustration Software (Hüsran önleyici yazılım)

Bir çok bilgisayar kullanıcısı bilgisayarının yavaş açılmasından yakınır. Eğer siz de onlardan biriyseniz, bilgisayarınız açılırken hangi programların başladığını ve açılış sürelerini gösteren bu program tam size göre.

Programı indiriyorsunuz, çift tıklayıp açtınızda yaklaşık 7 MB’lık bir ek dosyayı kendisi indirmeye başlıyor ve bilgisayarınıza yüklüyor.

Program yüklendikten sonra bilgisayarınızı yeniden başlatmanız gerekiyor. Bu sayede program, bilgisayarınızın açılışında hangi programların başladığını ve ayrı ayrı ne kadar sürede açıldığını analiz ediyor.

Analiz ettikten sonra araç çubuğundan programı açtığınızda ekranda analiz sonuçlarını üç farklı kategoride göreceksiniz.

Ekranın sol tarafındaki “No brainer” kısmındaki programların üstüne tek tek geldiğinizde programın detaylarını, ne kadar sürede açıldığını ve Soluto’nun bu program hakkındaki önerisini görebilirsiniz.

Programın üstüne geldiğinizde açılan ufak pencerede “Pause” seçeneğine tıkladığınızda programın bilgisayarınız açılırken başlamasını engellemiş olacaksınız.

“Delay” seçeneği ise, diğer programlar açıldıktan sonra çalışmaya başlaması anlamına geliyor.

Program kolay kullanımı ve temiz arayüzü ile göze çarpıyor. Soluto gibi aynı görevi yapan bir çok program mevcut, hatta bilgisayardan çok iyi anlayanlar program kullanmadan bile bu sorunu halledebiliyor. Ancak Soluto bilgisayarınızda bulundurmak isteyeceğiniz türdeki programlardan.

Share
Etiketler: , , ,
Sonraki Sayfa »
osmandincer.net
Tema: Usluer